ABD’de 20 binden fazla kişiyle yapılan bir araştırma, yapay zeka kullanım alışkanlıkları ile ruh sağlığı belirtileri arasındaki ilişkiyi inceledi.

Ankete göre katılımcıların yüzde 10,3’ü yapay zekayı günde en az bir kez, yüzde 5’i ise günde birden fazla kez kullandığını belirtti.
Günlük kullanıcıların büyük bölümü yapay zekayı öneri alma, tavsiye isteme veya duygusal destek gibi kişisel amaçlarla tercih ettiğini ifade etti.
Bu şekilde düzenli olarak sohbet botu kullanan kişilerin, kullanmayanlara kıyasla depresyon, kaygı ve sinirlilik belirtileri gösterme olasılığının daha yüksek olduğu gözlemlendi.
Kullanım Sıklığı Arttıkça Belirtiler Güçleniyor
Araştırmada, yapay zeka kullanım sıklığı arttıkça ruhsal belirtilerin de şiddetlendiği bir ilişki tespit edildi. Özellikle 45–64 yaş aralığındaki kullanıcıların, yapay zeka kullanımıyla birlikte depresif belirtileri daha sık bildirdiği görüldü.
Buna karşın iş veya okul projeleri için yapılan yapay zeka kullanımı ile ruh sağlığı belirtileri arasında anlamlı bir ilişki bulunmadı.
Terapi Yerine Geçemez
Uzmanlar, yapay zekanın profesyonel psikolojik destek veya terapi yerine kullanılmaması gerektiği konusunda uyarıyor. Genel amaçlı sohbet botlarının ruhsal destek sunmak üzere tasarlanmadığı ve bu amaçla kullanımın riskler barındırabileceği belirtiliyor.
Araştırmacılara göre, depresif hisseden kişilerin destek arayışıyla yapay zekaya yönelmesi olası olsa da, bu etkileşim bazı kişilerde ruh halinin daha da kötüleşmesine yol açabilir.
Nedensellik Net Değil
Çalışma, yapay zeka kullanımı ile ruh sağlığı sorunları arasında bir ilişki olduğunu gösterse de, neden-sonuç bağlantısı kurmuyor. Yani yapay zekanın mı ruhsal sorunlara yol açtığı, yoksa ruhsal sorun yaşayan kişilerin mi yapay zekaya yöneldiği henüz net değil.
Uzmanlar, kullanıcıların sohbet botlarıyla etkileşim sonrasında kendilerini nasıl hissettiklerini dikkatle gözlemlemeleri gerektiğini vurguluyor.
(Muhabir: Furkan Öztürkmen) |