Ebeveynler zaman zaman çocuklarını bu tür ifadelerle kıyaslayabiliyor.

Daha önce kıyaslamanın çocuklar üzerindeki etkilerine değinmiştik. Bu kez ise ailelerin örnek gösterdiği çocuklara, yani altın çocuk sendromu olarak adlandırılan duruma yakından bakıyoruz.
Toplumda “örnek çocuk” olarak tanımlanan bu çocuklar, uygun davranışları ve yüksek sorumluluk duygularıyla dikkat çeker. Ancak bu durum, beraberinde yoğun bir stres ve baskı da getirir.
Sürekli örnek gösterilmek, çocuklarda mükemmeliyetçi bir tutum geliştirebilir. Hata yapmaları halinde bu ayrıcalıklı konumu kaybedecekleri düşüncesiyle, yaşlarına göre fazla sorumluluk alabilirler.
Bu çocuklar çoğu zaman olması gerekenden fazla meşgul olur. Bu durum akran ilişkilerinde zorlanmalarına ve zaman zaman dışlanmalarına yol açabilir. Hem çevreden hem de kendilerinden gelen mükemmel olma beklentisi, stresle başa çıkma toleranslarını düşürür.
Kusursuz olmaya zorlanan çocuklar, sevilmenin koşulunu hata yapmamak olarak algılayabilir. Ebeveynler iyi niyetle çocuklarının başarısını isterken, farkında olmadan kendi hedef ve beklentilerini çocukları üzerinden gerçekleştirmeye çalışabilir.
Çocuklukta “altın çocuk” olarak etiketlenen bireyler, yetişkinlikte de bu baskının etkilerini yaşayabilir. İlişki kurmakta zorlanma, düşük öz güven, dış onay ihtiyacı ve stres toleransının düşüklüğü bu etkiler arasında yer alır. Ancak unutulmamalıdır ki her birey farklıdır ve bu belirtiler kişiden kişiye değişebilir.
Uzmanlara göre çocukları baskıdan korumanın ilk adımı, ebeveynlerin kendi beklentilerini gözden geçirmesidir. Yüksek akademik başarı ve her alanda aktif olmanın mutluluk getireceği düşüncesi, kısa vadede cazip görünse de uzun vadede hem ebeveynleri hem de çocukları zorlayabilir.
Bu nedenle çocukların bireysel özelliklerine uygun yönlendirmeler yapmak ve beklentileri bu doğrultuda şekillendirmek önemlidir.
Ebeveynlerin özellikle kardeşler arasında eşit ilgi göstermesi, duygu odaklı iletişimi güçlendirmesi ve empati gelişimini desteklemesi önerilir. Stres yönetimi ve mükemmeliyetçilikle başa çıkabilmek için gerektiğinde profesyonel destek alınması da çocukların sağlıklı gelişimi açısından önemli bir adımdır.
(Muhabir: Furkan Öztürkmen) |