Narsisizm ya da özseverlik, kişinin kendisini abartılı biçimde önemli görmesi ve diğer insanlardan üstün olduğuna inanması olarak tanımlanır.
Sağlıklı bireylerde belirli düzeyde narsist özellikler bulunabilir ve bu durum normal kabul edilir. Ancak bu özellikler kişinin yaşamının temel davranış biçimi haline geldiğinde narsist kişilik bozukluğundan söz edilir.

Narsist kişilik bozukluğuna sahip bireylerde kendilerini herkesten üstün görme, sürekli hayranlık bekleme, empati eksikliği, başarılarını abartma, başkalarını küçümseme ve eleştiriye kapalı olma gibi davranışlar görülebilir.
Bu bozukluğun ortaya çıkmasında genetik ve çevresel faktörlerin birlikte rol oynadığı düşünülmektedir.
Çocuklarda narsist eğilimlerin gelişiminde aile tutumları önemli bir yer tutar. Çocuklar doğduklarında sevgi, ilgi, bakım ve onaylanma ihtiyacı duyarlar. Bu dönemde görülen bazı narsist davranışlar doğal kabul edilir.
Ancak ebeveynlerin tutumu bu davranışların ileride sorunlu bir yapıya dönüşmesinde belirleyici olabilir.
Ebeveynlerin çocuklarını sürekli en iyi olmaya zorlaması veya sevgiyi başarıya bağlaması çocuklarda sorunlu bir benlik algısına yol açabilir. Bu durumda çocuk, “Başarılı olursam sevilirim” düşüncesini geliştirir.
Zamanla gerçek benliğini ortaya koymak yerine, başkalarının beklentilerini karşılamaya çalışan bir kimlik oluşturabilir.
Çocuklarda sağlıklı bir benlik gelişimi için onların birey olduğu unutulmamalıdır. Aileler, çocukların hata yapabileceğini kabul etmeli ve mükemmel olmalarını beklememelidir. Çocuk bir hata yaptığında bu durum görmezden gelinmemeli, nedenleri konuşularak anlaşılmaya çalışılmalıdır.
Çocukların potansiyelini sürekli övmek yerine, kendilerini geliştirebilecekleri fırsatlar sunmak daha faydalıdır. Övgü, çocuğun çabası ve emeği üzerine kurulmalıdır.
Aşırı övgü ya da sürekli eleştiri ise çocuğun kendisini diğerlerinden üstün görmesine veya değersiz hissetmesine neden olabilir.
Ayrıca çocukların empati becerilerinin geliştirilmesi önemlidir. Farklı düşüncelerin var olduğunu öğrenmeleri ve kendi düşüncelerinin her zaman en doğru olmayabileceğini fark etmeleri sağlıklı sosyal ilişkiler kurmalarına yardımcı olur.
Sağlıklı benlik gelişiminin temeli aile ortamında atılır. Ebeveynlerin dengeli tutumları, çocukların hem özgüvenli hem de empati kurabilen bireyler olarak yetişmesine katkı sağlar. Gerektiğinde uzman desteği almak da aile içi iletişimi güçlendirmek açısından önemli olabilir.
(Muhabir: Furkan Öztürkmen) |