Epilepsi, dünya genelinde sık görülen nörolojik bir hastalık. Her bin kişide 4 ila 10 kişi arasında görülürken, dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 1’ini etkiliyor.
Türkiye’de ise yaklaşık 1 milyon kişide, çocuklarda ise 200 bin civarında epilepsi olduğu tahmin ediliyor.
Epilepsi, beyin hücrelerinin normal elektriksel faaliyetinin bozulması sonucu ortaya çıkan ve tekrarlayan nöbetlerle seyreden bir hastalık.

Çocukluk çağında görülen epilepside nöbet türleri ve belirtiler, çocuğun yaşına, gelişimine ve hastalığın nedenine göre değişebiliyor.
Bazı çocuklarda nöbetler büyüdükçe azalabiliyor hatta tamamen ortadan kalkabiliyor. Ancak bazı vakalarda hastalık yaşam boyu devam edebiliyor.
Epilepsi nöbeti sırasında vücutta ani kasılmalar, hızlı baş sallama, çenede kilitlenme, bilinç kaybı, kısa süreli konuşmaya yanıt verememe ve bakışların sabit bir noktaya kilitlenmesi gibi belirtiler görülebiliyor.
Nöbetleri tetikleyen birçok faktör bulunuyor. Yüksek ateş, uyku düzenindeki değişiklikler, stres ve duygusal durumlar, parlak veya flaşlı ışıklar, video oyunları, bazı besinler, ilaçlar ve hormonal değişiklikler bu faktörler arasında yer alıyor.
Çocukluk çağında epilepsi çoğu zaman tedavi edilebiliyor ya da nöbetler kontrol altına alınabiliyor. Tedavi planı; nöbet türüne, sıklığına, şiddetine ve hastalığın altında yatan nedenlere göre belirleniyor. Genellikle ilk aşamada nöbet önleyici ilaçlar kullanılıyor ve bazı durumlarda birden fazla ilaç birlikte uygulanabiliyor.
İlaçlarla kontrol altına alınamayan durumlar ise dirençli epilepsi olarak adlandırılıyor. Bu vakalarda ketojenik diyet, cerrahi yöntemler ve bazı cihaz destekli tedaviler uygulanabiliyor. Günümüzde genetik ve tıbbi gelişmeler sayesinde kişiye özel tedavi seçenekleri de giderek artıyor.
Uzmanlar, epilepsi tanısı konulan çocukların düzenli olarak takip edilmesinin ve tedavinin aksatılmamasının büyük önem taşıdığını vurguluyor.
Erken tanı ve doğru tedavi sayesinde çocukların yaşam kalitesi artabiliyor ve nöbetler daha iyi kontrol altına alınabiliyor. Ailelerin süreç boyunca umutlarını kaybetmemesi ve tedavi seçenekleri hakkında bilinçli olması da büyük önem taşıyor.
(Muhabir: Furkan Öztürkmen) |