Bilim insanları, zamanı ışık ile atom çekirdeği arasındaki etkileşimleri izleyerek ölçen yeni bir nükleer saat geliştirdi.
Teknolojinin ilerletilmesi halinde bu saatlerin, atomik saatlerden daha hassas hale gelmesi ve karanlık madde gibi evrenin temel gizemlerinin araştırılmasına katkı sağlaması bekleniyor.
Yaklaşık 70 yıldır kullanılan atomik saatler, elektronların enerji seviyeleri arasındaki geçişleri takip ederek zamanı ölçüyor.
Bu teknoloji, GPS gibi hassas zaman ölçümünün gerekli olduğu pek çok alanda önemli gelişmelerin önünü açtı.
Nükleer saatler ise ışığın atom çekirdeğiyle etkileşimini temel alıyor.
Atom çekirdeklerinin atomlardan yaklaşık 100 bin kat daha küçük olması, onları dış elektrik alanlarından daha az etkilenir hale getiriyor.
Böylece atomik saatlerin hassasiyetini etkileyebilen bazı dış faktörlerin azaltılması hedefleniyor.

Karanlık madde araştırmalarında kullanılabilir
Yeni teknolojinin, evrenin büyük bölümünü oluşturduğu düşünülen ancak doğrudan gözlemlenemeyen karanlık maddenin izlerinin araştırılmasında kullanılabileceği belirtiliyor.
Nükleer saatlerin geliştirilmesi, fizik yasalarının temel özelliklerinin daha hassas şekilde test edilmesine de imkan sağlayabilir.
Çalışmanın temeli, 2003 yılında atom çekirdeklerinin saat yapımında kullanılabileceğini öne süren araştırmalara dayanıyor.
Bu çalışmalar, düşük enerji durumundaki toryum-229 çekirdeğinin geçişlerinin ölçüm için elverişli olabileceğine işaret etmişti.
Daha hassas hale getirilmeleri hedefleniyor
Nükleer saatler zamanı ölçmeyi başarmış olsa da henüz en gelişmiş atomik saatler kadar kararlı değil.
Araştırmacılar, daha güçlü lazerler ve geliştirilecek yeni yöntemlerle bu sorunun aşılabileceğini düşünüyor.
Yeni teknolojiyle ilgili araştırmalar, bilim dünyasında yayımlanan iki ayrı çalışma ile duyuruldu.
(Muhabir: Furkan Öztürkmen) |