Yaz tatilinde geç yatıp geç kalkmaya alışan çocuklar, okulların açılmasıyla uyku düzenine uyum sağlamakta zorlanabiliyor.
Uzmanlar, çocukları yalnızca erken yatırmanın yeterli olmadığını, biyolojik saatin kademeli olarak düzenlenmesi gerektiğini belirtiyor.
Yetersiz uyku çocuklarda sadece yorgunluğa değil; dikkat dağınıklığına, unutkanlığa, odaklanma sorunlarına, huzursuzluğa ve aşırı hareketliliğe de neden olabiliyor.
Bu durum, öğrenme sürecini ve okul başarısını olumsuz etkileyebiliyor.
Çocukların uyku ihtiyacı yaşlarına göre değişiyor.
3-5 yaş grubundaki çocukların günde 10-13 saat, 6-12 yaş grubundakilerin 9-12 saat, 13-18 yaş grubundaki ergenlerin ise 8-10 saat uyuması öneriliyor.
.jpg)
Uyku süresinin yanı sıra her gün benzer saatlerde yatıp kalkmak da biyolojik ritmin korunması açısından önem taşıyor.
Akşam saatlerinde telefon, tablet ve televizyon kullanımı uykuya geçişi zorlaştırabiliyor.
Bu nedenle ekranların yatmadan en az bir saat önce bırakılması ve elektronik cihazların yatak odasında bulundurulmaması öneriliyor.
Uyku düzeninin sağlanması için yatış ve kalkış saatlerinin birkaç günde bir kademeli olarak erkene çekilmesi, sabah gün ışığından yararlanılması ve gün içinde fiziksel aktivitenin artırılması önem taşıyor.
Akşam yemeği, duş ve kitap okuma gibi tekrarlanan alışkanlıklar da çocukların uykuya hazırlanmasına yardımcı olabiliyor.
Uzmanlar, yeterli süre uyumasına rağmen sabahları uyanmakta zorlanan, gün içinde aşırı uykulu olan, yüksek sesle horlayan veya uykuda nefesi duraklayan çocukların değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.
Düzenli uyku, çocukların dikkatini, öğrenmesini ve duygusal gelişimini destekliyor.
Okul dönemine uyumun kolaylaşması için uyku alışkanlıklarının son ana bırakılmadan düzenlenmesi ve aile içinde tutarlı bir gece rutini oluşturulması öneriliyor.
(Muhabir: Furkan Öztürkmen) |